Emirim Büyüyor

Lilypie - Personal pictureLilypie Second Birthday tickers

8 Kasım 2014 Cumartesi

Zamanda Yolculuk..

Bugün 08 Kasım 2014. Günlerden Cumartesi... Son bloga yazışımdan beri neredeyse 2 yıl geçmiş!! 2 koca sene...Emir artık 4,5 yaşında( kendisi 6 olduğunu iddia ediyor)...Vay bee, zaman gerçekten de hızlı akıyor.. 
Yazamadığım bu zaman diliminde çok şeyler yaşadık tabii ki. Emirimin büyümesine tanıklık etmesini istediğim bu bloga maalesef yeterli vakit ayıramadığım için birçok hatıra sadece fotoğraflarda kaldı. Yine de o günlere dönmek, en azından fotolarla anmak için hafızamda kalan anılarla birlikte fotoğrafları da buraya aktarmaya gayret edeceğim.
Örneğin 2013 yılının bahar aylarına doğru Özdilek AVM'ye gitmiştik. Emir ve babası çarpışan arabalara binmişti. Bu Emir için büyük bir mutluluk kaynağıydı.. Ancak arabalar çarpışıp Emir de kolunu sıkıştırınca bu eğlence bizim için biraz can acıtıcı olmuştu.Çünkü Emirim kolunu sıkıştırınca canı acımış, bileği şişmişti. Hastaneye götürerek sargıya aldırmış ve 10 gün o şekilde kalmasını sağlamıştık. O yaştaki bir çocuğun sargı açıldıktan sonra da kolunu kullanmamasını ve korkusunu ilk kez görmüştük:( 



Havalar biraz daha düzeldiğinde (Nisan 2013 gibi) babamızın çatı arasında sakladığı uzaktan kumandalı arabayı almış ve Doğu Kışla parkında tur atmaya gitmiştik. Alan büyük , oğlumsa uzaktan kumandalı araba kullanacağı için çok heyecanlıydı.. İşe önce arabayı nasıl kullanacağını öğreterek başladık. Emir bu, durur mu?? Ben yaparım ben yaparım diyerek aldı babasının elinden kumandayı, başladı arabayı sürmeye.. Oysa herşey çok güzel başlamıştı....Taaki o elim kazaya kadar! O koca boş alanda uzaktan kumandalı arabanın tekerlek aksamını bankın ayağına çarpınca arabamız kırıldı :( Haliyle babamız biraz üzüldü. Ama olsun, oğlumuzun canı sağ olsun.Tabi ki kırmasa daha iyiydi ama, biz de öğrenmiş olduk ki bıdığımız bu oyun için henüz küçükmüş:))



Özdilek'in yeri oğluşum için hep bir başka olmuştur. Nereye gidersek gidelim, dönüşte hep bir Özdilekte oyun parkında oynayalım bızırtısını işitiriz:) Biz de mümkün olduğunca onun bu isteğini yerine getirmeye çalışır, mutluluğuna ortak oluruz. Canım oğlum, seni çok seviyoruz:))



Babamızla uyumanın keyfi de bir başka:))


7 Ocak 2013 Pazartesi

Ordan Burdan


Emir Paşam günden güne büyüyor. Ve bence keyifle büyüyor. Herşeyden önce pozitif bir çocuk oldu çok şükür. Daha doğduğu andan itibaren şükürler olsun ki ağlaması, bağırması yoktu zaten. E arada ufak tefek şeyleri de saymıyorum. En büyük sorun yemekti, o da çözüldü sayılır. Bugünümüze şükrler olsun.. Sonbahar dönemini ve bugüne kadar geldiğimiz yaz dönemini biraz yoğun geçirdim. O yüzden yaptıklarımızı aktarmak da bugüne nasip oldu. Doğrusu akşamları da bilgisayar başında geçirmek hiç işime gelmiyor. Emirimle vakit geçirmek çok daha cazip. O uyuyunca ben de zaten ya çok yorgun olup hemen arkasından yatıyorum, ya da biraz kitap okuyorum.
Uzun zaman aradan sonra dün biraz internette bloglara göz gezdirme fırsatını buldum. Anneler gerçekten çocuklara çok güzel aktiviteler yapıyorlar. Doğrusu ben pek yapamıyorum bu tür şeyleri.. Tamam evde parmak boyamızı yapıp, sayı çubukları ile şekiller oluşturuyoruz. resim defterimize resimler yapıyoruz, yavaş yavaş boyama yapıyoruz. Her ay meraklı minik dergisini alıp oradaki aktiviteleri yapıyoruz. Biraz daha doğaya yöneldik aslında. Mesela meşe ağacının altından meşe palamutları toplayıp, sonra da bunları tüplere ( poşet içindeki toprağa) ekimini yaparak küçük birer fidan olmalarını bekliyoruz. Biraz büyüyünce gerçek toprakla buluşturucaz. Sonra kar yağdı mesela Kartepeye. Gidip Kardanadam yaptık. Havucumuzu evde unuttuğumuz için burnunu ağaç dalından yaptık. Tabii Emirim daha sonra pazardan aldığım havucu görünce hemen " Anneeeeee kardan adam mı yapıcaz???" diye heyecanlanmadı değil:) Kartopu oynadık. Güzel havalarda dışarı çıkıp parkta oynadık, outlette trene bindik. (Olmazsa olmaz!!) Türlü türlü tekerlemeler öğrettik. İhlas suresini ve Rabbiyessir dualarını öğrettik. En önemlisi oğlumuzu hep sevdik, sevildiğini hissettirdik. Ben sizin biricik oğlunuzum diye ortalıkta dolaşan, hiç oturmayan, sürekli hop bidi bidiiii, bidi bidi biiidiiidiye kendi kendine şarkı söyleyen mutlu bir çocuğumuz oldu. şimdilerde disiplin de biraz oturmaya başladı. Değmeyin keyfimize.
Zorluk mu? Zaman zaman gerginlik mi? Sinirlenme mi? yorgunluk mu? uykusuzluk mu? Evet hepsi oldu.Ve bundan sonrada olacak biliyorum. Ama bence hepsine o kadar değer ki. Allah'a şükürler olsun bugünkü halimize.
































5 Kasım 2012 Pazartesi

Kitaplar...

Ramazanda okumayı düşünmüyorum dedim ama okumadan duramadım tabi yine...Birkaç eksikle okuduğum kitaplar şöyle...
Aşkın Şehidi - Ahmet Turgut (kesinlikle tavsiye ediyorum)
Kayıp Sembol - Dawn Brown
Millenium I-II-II ( Ejderha Dövmeli Kız-Ateşle Oynayan Kız- Arı Kovanına Çomak Sokan Kız)- Stieg Larsson (kesinlikle tavsiye ediyorum2)

Yaz Bittii..





 

 






 
 
 

 















 























Aslında yaza ait yazacak çok şey var ama nedense bende yazacak takat yok.. Her defasında bloga birşeyler eklemek için açıyorum ancak üşengeçlikten midir yorgunluktan mı bilemedim, sonra yazarım deyip bıraktım bugüne kadar. Ve işte nihayet takvimler 5 Kasımı gösterirken geçtim klavyenin başına.. yazmadığım dönemde neler mi yaptık? Gezdik tozduk, okuduk öğrendik, toplantılara katıldık, abi olduk, parmak boya yaptık, Fenerbahçeli olduk ve en önemlisi de bence MİNİ MİNİ TEMAlı olduk. Bu sefer az laf çok resim...