Emirim Büyüyor

Lilypie - Personal pictureLilypie Second Birthday tickers

5 Mart 2012 Pazartesi

Derleme

Uzun bir aradan sonra tekrar merhaba blog. Son zamanlarda maalesef eskisi gibi yazamıyorum. Bunun sebebi iş yerinde yoğun çalışmam ve Emirin evde fotoğraf makinesini görür görmez elimden alması, vermediğimdeyse yeni geliştirmiş olduğu kendini yere atarak ağlama modelini uygulaması :) Maalesef bu huy yeni çıktı. Sanırım dönemsel, kısa bir süre sonra geçecek ama ne yapalım ki bu da fotoğraflamamızı engelliyor. Site bu sayede fotosuz kalıyor.
Yazamadığım dönem içerisinde Emir oğlum konuşmasını oldukça geliştirdi. En favori cümlemiz "Yedi fuçuk oldu kalk" :) Bir sabah babasını uyandırması için "Oğlum babana yedi buçuk oldu kalk de" demiştim. Bir de baktım ki yatağın başında durmuş bilgisayar misali "yedi fuçuk kalk, yedi fuçuk kalk" diye tekrar ediyor. Taaki babası kalkana kadar:))
Ayrıca hafızası da oldukça kuvvetli paşamın. Eşimin arkadaşı geçen hafta bize gelerek kalmıştı. Kaldığı oda eşimin çalışma odası ve karıştıracak çok fazla eşya olduğundan o odaya Emiri sokmuyoruz. Babanın odası oğlum dediğim zaman zaten kendisi girmiyor. Dün yine odaya doğru gitti ve ben de oğlum gel orası babanın odası dedim. Bana dönüp "Ömer ömer" diye tekrarlamaya başladı. Ömer kim oğlum derken odayı işeret etti, Ömer ömer diye devam etti. O zaman anladım Öner mi kaldı orada dedim ve evet şeklinde başını sallayarak "hıh" dedi.. Bu Emirin onaylama kelimesi:) Bazen canı isterse de "eyet" diyor tabii ki. 
Perşembe akşam eve gittiğimde Sevda teyzesi (Emirin bakıcısı) bütün gün Saadet teyze diye sayıkladığını söyledi. Ben eve gittiğimde ise Kuşat dayı, Ehma Teyze bütün aile fertlerini tekrarlaması oldu. Özellikle Kuşat( Kürşat Dayı) demesi oldukça ilginçti. Çünkü abimle telefonda konuşalı uzun zaman oldu, nasıl hatırlayıp da söyleyebildiğine çok şaşırdım.
Cuma akşam annemlere gittiğimizde vitrinde Yiğitalp'in resmini gördü. Odadan çıkarken Hiitalp dedi. Ne dedin oğlum dediğimde tekrarladı. Baktı ki anlamıyorum vitrini şaret etti. Ve o zaman farkettim ki Yiğitalpin resmini görerek onun ismini söylüyor. Analyıp da evet oğlum yiğitalp abinin resmi dediğimde ise o güzel gözleri ile bana gülerek anlamama sevindi:)
Cumartesi sabah 05.45te kalktık.. Akşam misafim gelecekti.. Bir süre hazırlıkla uğraştım.. Abimler gelmeden önce Emire kimlerin geleceğini saydım. Daha sonra kendisi saymaya başladı: " Ecan dayiii, engee, efee, eyeen, dedee, aninaa.. Ama maalesef Onuralp diyemedi:) Düşündü düşündü, gözlerinde söylemeye çalıştığını gördüm.. Ama olmadı. "Hıı" demeyi tercih etti:) Olsun bu kadar da yeter...
Dayısı ona ahşap yap-boz, bul-tak araba almış. Güzel bir oyuncak. Pazar günü bu arabayla oynadık. Kendisi taktı söktü.. Daireyi atarken dayeee, üçgeni atarken üççen, dörtgeni atarken de döytten demeyi ihmal etmedi tabii ki. Kareyi görünce tüp (küp) dedi, buna da tamam. Burada en çok şaşırdığım iki adet kareyi eline alarak Aanı demesiydi. Ayna mı demek istiyorsun dediğimde aanı diye tekrar ederk karelerin ikisini de bana uzattı.. O zaman anladım ki oğlum "aynı" kavramının anlamını biliyor ve kullanıyor. O kadar gurur duydum ki birkez daha onunla anlatamam.. Aynı şey kitap okurken de başıma geldi.. At ile eşek için "aynı" kavramını tekrar tekrar kullandı ve ben oğlumun bu kelimeyi tesadüfen değil, bilerekkullandığını birkez daha anlamış oldum:))
Hafta sonundan içimde kalan tekşey ise oğlumun şu yakıcı cümlesi oldu.. Çünkü kendisi cümleyi sık sık tekrarlayınca benim de içimde kaldı: "Anne baba işe gitme" :(  


Hiç yorum yok: