Emirim Büyüyor

Lilypie - Personal pictureLilypie Second Birthday tickers

28 Ağustos 2012 Salı

TATİLL


   
















Bu yaz Ramazan sıcaklara denk geldi.Nasıl olacak acaba diye düşünürken, bir çırpıda geçiverdi.. Geceleri sahur yapmak, akşam ezan vaktini beklemek çok güzeldi doğrusu, Allah tekrarını nasip etsin inşallah..
Biz akşam ezanı okunsun diye beklerken Emir de bizimle birlikte bekledi. Oruç tutmanın ne demek olduğunu anlamaya çalıştı kendince:) Ezan okunduğu zaman yemek yiyebileceğimizi öğrendi. Ama nasıl tuttuğumuzu öğrenemedi:) Zira kendisi sık sık "Sen oruç tutuyor musun anne? " diye sordu ve "evet oğlum tutuyorum" cevabını alınca "Ben de tutuyorum" dedi. Nasıl tutuyorsun deyince de elini işaret ederek "Elimle tutuyorum" dedi:)) Tutmak dediğin elle yapılır ne de olsa:))
Ramazan bayramını büyüklerimizin yanında geçirmek istememize rağmen, 2 yıldır tatile çıkmamış olmanın ve iş yorgunluğunun ezikliği içerisinde yakın bir yerlerde geçirmeye karar verdik. Eşimin Trakya tarafına hiç geçmemiş olması sebebi ile de ( ve ben de görmediğim için) Saros körfezine gitmeye karar verdik. İyi ki de vermişiz. Sakin, sessiz, temiz turkuaz rengi bir deniz karşıladı bizi Sarosda. Gezdik, dolaştık, denize girdik, kum oynadık, yeni arkadaşlarla tanıştık ve tabii kitap okuduk.. İpsala sınır kapsı (Yunanaistan sınırı), Keşan, Erikli, Enezi gezdik.Çok güzeldi doğrusu. Herkese tavsiye ederim. Dönüş yolunda uğradığımız Erikli(orası da saros körfezi ama biz enezi daha çok beğendik) aslında çok güzel ama şu insanımız yok mu? Orayı adeta bir çöplüğe çevirmiş.. Bu yüzden pek fazla kalmadan yönümüzü Edirne'ye çevirdik. Yoldan kalacak yer bulmak ümidiyle aradığım öğretmenevindeki görevli kaç kişisiniz diye sorunca, 2 kişiyiz bir de 2 yaşında bir bebeğimiz var dedim. Demez olaydım... Yanımdaki bıcırık anında lafı yapıştırdı" Anne ben bebek değilim, artık delikanlı oldum".. Buyrun ne cevap vereyim ben şimdi.. Tahmin ettiğiniz gibi kalakaldım..
Edirne'ye gidip yerimize yerleşince soluğu Selimiye Camiisinde aldık. Camiyi gezdik, içindeki sudan şifa niyetine içtik, duamızı yaptık. Allah kabul etsin.. Emirim tabii kendisine uygun birilerini bularak koca caminin içinde de bir oraya bir buraya koşarak bizi peşinden sürüklemeyi başardı.. Nerden buluyor bu çocuk bu kadar enerjiyi??? 
Selimiyeden sonra arastayı da gezdikten sonra oğlumuza söz verdiğimiz üzere bir park bulduk ve onunla parkta oynadık. Saatlerimiz artık 22.00ye geldiğinde odamıza giderek uyuduk. 
Sabah herzamanki gibi erkenden kalkarak kahvaltımızı yaptık(öğretmenevinde restaurantta bulunanlarla birlikte yemek yedirme faslı) ve yine Camiye gittik. Günlerden Cuma olması sebebi ile eşim cuma namazına girerken biz de Edirne sokaklarını turladık. Namaz sonrası Meriç ve Tunca nehirlerinin üzerindeki köprüleri, Edirne Daruşşifa Tıp Medresesini de gezdikten ve yol üzerinde rastladığımız Edirne ulus pazarına göz attıktan sonra evimize dönüş yoluna geçtik. 
Edirne'den çıkarken uyumaya başlayan oğlum, evimizin önüne geldiğimizde gözlerini açarak bir haftalık tatilin yorgunluğunu 3,5 saatte atıverdi:)) 







Yazamadığım bu bir aylık süre zarfında araç,gereçli herhangi bir faaliyet yapamasak da, ziyarete giderek, misafir alarak,gezerek, görerek eğlenerek ve tabii ki kitap okuyarak geçirdik. Önümüzdeki hafta tekrar 15 günlük bir Antalya tatilinden sonra inşallah bir aksilik çıkmazsa yine buradan yaptıklarımız ve yapacaklarımızı paylaşmaya devam ederiz..

Hiç yorum yok: