Hamile olduğumu ilk öğrendiğimde ne yapsam, nasıl söylesem, sofralar mı kursam yemeğe mi çıkarsam diye düşünürken sabahın saat 7 sinde kelimeler ağzımdaan dökülüverdi.. Baba oluyosun diyiverdim:)) Eşimin yüzündeki mutluluğu tarif edemem.. Sanki hep bu haberi bekliyormuş gibi..
Tabii bu haberi ilk doktor randevumuz takip etti ve doktorun sözleri ile hamileliğim tescillendi..
Hani derler ya canım şunu istedi, bunu çekti, ayy olsa da yesem.. Hiç böyle birşey yaşamadım.. Hatta eşim seçenekler sunardı belki canım ister de alır diye ama maalesef:)) Acaba yalandan da olsa yapsamıydım hani şöyle biraz naz biraz niyaz:))
Kararlaştırdığımız üzere en az 3 aylık oluncaya kadar kimsye birşey söylemicez. Söylemicez de hani şu benim ablam yok mu? Pat diye arayıverdi.. Ordan burdan hoş beş.. Bilen bilir bizim telefon konuşmalarımız biraz uzundur:)Herzaman ki gibi konuştukça konuştuk, konuştuk da konuştuk... Tam kapatıyorduk ki!! "Sahi" dedi. "Siz ne zaman bebek alcaksınız??"!!!!!!
Haydaaaa!!! Bu soru da nerden çıktı? Hani kapatıyoduk? Ne dicem? Nası saklıcam demeye kalmadı, bizim ki engin tecrübeleriyle yoksa hamile misin diyiverdi... (Sanırım aradaki sessizlik biraz fazlaydı)
Ne diyim ben şimdi? Kaçış yok. "EVET" deim çaresiz.. Ben "evet" dedim de o hastane o çığıkla nasıl başa çıktı bilmiyorum:)) (kendisi hemşire) Abla sus, dur bağırma demeye kalmadı. Kapat telefonu herkese haber vericem dediğini ve telefondan "Pat" diye bir ses geldiğini hatırlıyorum..
Daha sonra tahmin edeceğiniz gibi arayanlar, tebrik edenler....
Her anne baba gibi biz de daha hamileyken bebek nasıl olcak, kime benziyecek, yaramaz mı olucak yok uslu mu duracak, sesi nasıl olacak diye zaman zaman merak ederdik. Durup durup eşimin nasıl bir bebek olacak acaba? diye sorduğunu hatırlıyorum. Tabii ki biz de, önce sağlıklı bir bebek olmasını diliyorduk ama ne yalan söyliyeyim merak etmeden de duramıyorduk. Çünkü ikimizi de O anne baba yapacaktı.. Herşey O'nunla ilk olacaktı..
17 Kasım 2011 tarihinde henüz anne karnında 3. ayındayken yani, rutin doktor kontrolüne gitmiştik ve doktor ense kalınlığı ölçümünü yapacaktı. Ultrasonda bir de baktık ki bizim bebeğimiz yüz üstü yatmış. Doktorumuz biraz kıpırdatmaya çalıştı, rahatsız ettiyse de maalesef beyefendinin ( tabi o zaman bilmiyoruz) kıpırdamaya niyeti yoktu. Doktorumuz bir zaman uğraştıktan sonra ancak kendisinin keyfi olduktan sonra (tıpkı şimdi olduğu gibi sadece kendi canı isterse yapar:)) ) bir takla herşeyi halletti:)) O kadar keyif almıştım ki..Hayatımda gördüğüm en güzel taklaydı.
4. ay kontrolünde bbeğimizin minik bir prens olduğunu öğrendim.. Her zaman benimle birlikte ultrason odasına gelen eşim, maalesef o "AN"da gelen bir iş telefonu nedeni ile içeri girememişti. Daha doğrusu telefon çalmış, eşim hemen acele ile açıp "Sonra Ararım" deyip kapattığında biz odaya çoktaaan girmiştik. Doktorumuza eşimi sorduğumda telefonla konuşuyor dediği için ve de eşim "Müsait olunca beni çağırırlar" düşüncesi ile kıvrandığı için maalesef cinsiyeti tek başıma öğrenmiştim.
5. ve 6. aylar gayet güzel ve sorunsuz geçmişti. Yalnız benim aksime - babası gibi oğlum balıktan hoşlanmadı. Ne zaman balık yesem rahat durmadı ve balığı dışarı attı.. Ve maalesef abartarak bir keresinde zehirlenme tehlikesi bile yaşadım..Oysa ki çok hafif ve lezzetliydi. Herkes yedi ben zehirlendim:))
7. ayda oğlumuzun biraz zayıfça olduğunu öğrendik. Boy önden gidiyor fakat kilo hep geride.. Karnı küçük, bacaklar uzun.. Napalım sağlıklı olsun derken doktorumuzunverdiği bilgiye göre gelişme geriliğinin karından başladığını öğrendik. Bu da nerden çıktı.. Gelişme geriliği başlarsa yani karın büyümesi durursa bebeği erken almak zorunda kalacaklar.. Hiç olur mu öyle şey..Ben normal doğum yapıcam. Almak da ne demek? Hem de erken!! Tahmin edeceğiniz gibi üzüntü ben de hat safhada.. 15 günde bir kontroldeyiz. Doktor çağırıyor yani bizden değil:) Nyse ki minik bebişimiz büyümeye devam ediyor. OHH Beeee!!! Öyle böyle derken 6 hafta kala doğum iznine ayrıldım. Artık doğum vakti geldi geçiyor.. hergün NST'deyim, fakat sancı falan yokk.Ve gününü 3 gün geçe suni sancı verilerek, normal doğumla sabaha karşı 05.27'de biricik yavrumu yanımda ablam ve doğumhane kapısındaki eşimle birlikte dünyaya getirdim..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder